Avrupa koronavirüs tedavisinde neden başarısız oldu? Hataları nelerdi?

Koronavirüs ile mücadelede gelinen noktada Avrupa’nın en güçlü ülkelerinin ve ABD’nin başarısız oldukları açık bir şekilde görülüyor. Peki, bu ülkelerin hataları nelerdi?

İTALYA SALGINI CİDDİYE ALMADI

21 Şubat’ta ilk vakasını açıklayan İtalya, salgını ciddiye almadı. Ancak bir ay sonra OHAL ilan etti. Bu nedenle virüs çok hızlı yayıldı. Belediye başkanları ve valiler, sokağa çıkma yasağına aldırılmaması karşısında çılgına döndü. Hastanelerde hasta sayısını karşılayacak yatak ve sağlık personeli de yoktu. Bu yüzden can kaybı sayısı çok yüksek oldu. Doktorlar çoğu zaman hangi hastanın öleceğine, hangisinin hayatta kalacağına karar vermek zorunda kaldı. Tıbbi malzeme ve ekipman eksikti. Birçok sağlık çalışanı da virüse yakalanarak hayatını kaybetti. Can kaybı o kadar yükseldi ki morglar dolunca ordu tabutları taşımak için devreye girdi.

İSPANYA’DA TIBBİ MALZEME SIKINTISI YAŞANDI

Avrupa’da başarısız olan ülkelerden biri de İspanya. İtalya’da oynanan Atalanta-Valencia Şampiyonlar Ligi maçı nedeniyle Bergamo bölgesine giden 2 bin 500 Valencia taraftarı virüsü oradan İspanya’ya getirdi Ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla başkent Madrid’de binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen yürüyüş… Arka arkaya bu iki etkinlik İspanya’da zincirleme bir etki yarattı ve İtalya’ya benzer bir durumu ortaya çıkardı. Sağlık sistemi hastalara müdahalede yetersiz kaldı. Yatak eksikliğinden hastalar koridorlarda tedavi gördü.

FRANSA ÖNLEMLERİ BİR BUÇUK AY SONRA ALDI

“Salgının sadece başındayız. Krize karşı her türlü önlemi aldık, hazırlandık”. Fransa’da da Cumhurbaşkanı Macron böyle dedi ama ülke yönetimi başta gereken önlemleri almadı. Hatta Macron, ilk günlerde eşiyle tiyatroya giderek salgından korkmayın mesajı verdi. Ülkede ilk vaka 24 Ocak’ta tespit edildi ancak hükümet 12 Mart’a kadar okulları kapatmadı. 17 Mart’a kadar da sınır geçişlerini kısıtlamadı. Uzmanlara göre, virüs İtalya sınırından yapılan geçişler nedeniyle Fransa’ya geldi. Sağlık sistemindeki eksikler de can kaybını yukarılara taşıdı. Salgına rağmen yerel seçimlerin ilk turu yapıldı. Bu süreçte Macron, Sağlık Bakanı Agnes Buzyn’in görevinden ayrılmasını istedi ve kendi partisinden Paris Belediye Başkanı Adayı yaptı. Buzyn’in birkaç hafta sonra yaptığı itiraf bomba etkisi yarattı. “Gözyaşlarımın nedeni salgında binlerce kişinin ölebileceğini bilmemdi” dedi.

İNGİLTERE’NİN HATASI SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI DENEMESİ OLDU

Ve İngiltere… Virüsün mümkün olduğunca çok kişiye yayılmasına ve bulaşmasına izin vererek, toplumun bağışıklı hale gelmesi planlandı. Sonradan yapılan hesaplarda can kaybı sayısının yüzbinleri bulacağı anlaşılınca, Londra bundan vazgeçti ama geç kalınmıştı. Kötü olduğu söylenen sağlık sistemi, vaka sayılarının hızlı artışı karşısında çöküntüye uğradı. Başbakan Boris Johnson da virüse yakalandı, günlerce yoğun bakımda kaldı, ölümden döndü. Ekipmanı olmayan sağlık çalışanları çöp poşeti giymek zorunda kaldı. Hemşireler bu yüzden virüse yakalandı. Dahası sağlık çalışanlarının üçte birinde virüs tespit edildi. İngiltere’nin yardımına Türkiye koştu. Yaklaşık 84 tonluk büyük bir kişisel koruyucu ekipman ile 400 bin önlük gönderildi.

“SÜPER GÜÇ” DE YETERSİZ KALDI

Ve dünyada koronavirüsten en çok yıkıma uğrayan ülke ABD. Salgın ile mücadele, Başkan Trump ve medya arasındaki çok sert tartışmaların sebebi. Medya, Başkan Trump’ı salgına 6 hafta geç müdahale etmekle suçluyor. O da kendilerine geç haber verdiklerini söyleyerek, Dünya Sağlık Örgütü’nü. Vaka sayılarının ani artışı, hastaneleri de yetersiz kıldı. Sağlık personeli ve yeterli sayıda yatak yoktu. İlk başlarda sağlık çalışanları için koruyucu kıyafet, ardından da hastalar için solunum cihazı sıkıntısı yaşandı. Hayatını kaybedenlerin çokluğu nedeniyle morglarda yer kalmadı. Ölenler bir adadaki toplu mezarlara gömüldü.

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir